> İkinci Dünya Savaşı Kısa Okuma

Adına Anıt Dikilen Alman Asker: Friedrich Lengfeld

Almanya’nın Hürtgen kentinde bulunan, Hürtgen Savaş Mezarlığında, 7 Ekim 1994 tarihinde sıra dışı bir olay yaşandı. Hürtgen Savaş Mezarlığı, çoğunlukla İkinci Dünya Savaşında hayatını kaybeden Alman askerlerinin olduğu 3001 kişinin ebedi istirahatgâhı. Bu yüzden, pek çok Almanın, savaşta hayatını kaybetmiş yakınlarını anmak için buraya geldiğini görmek oldukça sıradan.

Fakat o gün, hayatını kaybedenleri anmaya başka bir grup da gelmişti. Daha önceden 22. Piyade Tugayının Alay Komutanı olarak da görev yapan, Yarbay John Ruggles’in başında olduğu bu grup, bir Alman subayını anmak için o gün oradaydı.

Bu olayı tamamen sıra dışı yapan şey ise, gelen bu grubun İkinci Dünya Savaşında savaşmış olan Amerikan gazilerinden oluşmasıydı. Hatta daha da ötesinde, gelen bu grup, anmaya geldikleri o Alman subayıyla da savaşmışlardı.

Siegfried Hattı

Yaşanan olayı tam olarak kavramamız için, 1944 yılına gitmemiz gerekiyor. Normandiya’ya yapılan D-Day çıkarmasıyla birlikte Müttefik Kuvvetler, Normandiya kentine ulaşmaya çalışıyor ve her bir karış toprak için savaşıyorlardı. Ardından kırılma yaşandı ve 1944 Ağustos’unda, Alman Kuvvetleri Almanya’ya doğru püskürtülmeye başlandı. Almanlar çoğu kez Müttefiklerin ilerleyebileceğinden daha hızlı geri çekiliyorlardı.

Kısa sürede gelen bu başarının moraliyle, Müttefikler, Almanya’nın içlerine doğru olan ilerleyişlerini sürdürdü. Fakat bu ilerleyiş, Müttefik Kuvvetlerinin ikmal hatlarının uzamasına, dolayısıyla Almanların toparlanmaları için bir fırsat yakalamasına sebep oldu.

Eylül ayının ortalarında, Amerikan Birinci Ordusu, Ren nehrini geçerek, Alman topraklarının can damarına girmek istedi, ancak Aachen kenti yakınlarında durduruldular. Ekim ayında ise, Amerikan Birinci Piyade Tümeni halen teslim olmayan kenti çevrelemiş olan 7. ve 19. Kolordularına destek vermek için bölgeye ulaştı.

Hürtgen’e giden ana güzergâhtaki bir çiftlik evi. Bu ev, – cipin tamponunda belirtildiği üzere – Dokuzuncu Ordu, XIX’ncu Kolordu, 8’inci Piyade Tümeni, 121’inci Piyade Alayı ve Karargâh Bölüğü tarafından sığınak olarak kullanılıyordu. Bölük bu eve “Hürtgen Oteli” lakabını takmıştı.

Ruhr Barajıyla ilgili ayrıca endişeler vardı. Amerikalılar, Almanların barajı imha edebileceğinden ve bu sayede akıntı yönünde bulunan kuvvetlerinin sular altında kalacağından korkuyorlardı. Baraja mümkün olduğunca hızlı bir şekilde ulaşmak için şehirle Ruhr arasında uzanan Hürtgen Ormanına girmek zorundaydılar. Hürtgen, dar ve derin vadilerden ve sarp yamaçlardan oluşan sık bir ormandı.

Karşılarında ise, Korgeneral Hans Schmidt’in komutası altındaki Alman 275. ve 353. Piyade Tümenleri bulunmaktaydı. Bu tümenler, bubi tuzakları, dikenli teller ve mayın tarlaları kurarak mevzilenmişti. Ayrıca 1936-1939 yıllarında inşa edilen ve Almanya’nın batı sınırını koruyan bir dizi savunma hattı içeren ve dört yıldır terk edilmiş olan Siegfried Hattı’na ait koruganları da kullanıyorlardı. Terk edildikleri süre içerisinde, doğa devreye girmiş ve Alman koruganlarına mükemmele yakın bir kamuflaj sağlamıştı.

Araziyi iyi biliyorlardı, bazıları yakın köylerden geliyordu ve oraya ilk ulaşan taraf oldukları için savunmalarını hazırlayabilmişlerdi. Müttefikler havada üstün olsalar da, ormandaki yoğun bitki örtüsünden dolayı pilotlar düşman hedeflerini belirleyemiyorlardı-bu da üstünlüklerinin kaybolmasına sebep oluyordu. Velhasıl Almanlar beşe bir olarak sayıca yetersiz olsalar da, avantaj halen onların lehineydi.

Kall Köprüsü üzerindeki bir heykel.

19 Eylül tarihinde, Amerikan 60. Piyade Alayı, ormanın içine ilk taarruzunu gerçekleştirdi, fakat geri püskürtüldü. 28. Piyade Tümeni destek için 16 Ekim tarihinde geldiğinde, Amerikan kuvvetlerinin kayıpları 4500’ü bulmuştu. 28. Piyade Tümeni, Alman hatlarına doğru büyük bir taarruza girişti ve 2 Kasım günü Schmidt kasabasını ele geçirmeyi başardı, ancak ertesi gün Alman karşı taarruzuna dayanamadı ve kasabayı terk etmek zorunda kaldı.

4 Kasım günü ise, Amerikan kuvvetleri, Alman karşı taarruzunu durdurmayı başardıkları Kommerscheidt’a çekildi. Schmidt kasabasına tekrar bir taarruza giriştiler ve çatışmalar geri çekilmeye zorlandıkları 10 Kasım’a kadar devam etti.

Teğmen Friedrich Lengfeld, 275. Piyade Tümeni’ne mensuptu ve bölük komutanının Ekim ayında çatışmada ölmesi üzerine, 2. Bölüğün komutanı oldu. Kasım’da ise Schmidt ve Hürtgen arasında bulunan Vossenack’ta 116. Panzer Tümeni’yle birlikte kasabayı geri almak ve Amerikalıları geri çekilmeye zorlamak adına çaresizce savaşıyorlardı.

Teğmen Friedrich Lengfeld

10 Kasım günü, Lengfeld’in bölüğü oldukça yorgun ve bitap düştü. Bölüğün büyük bir kısmı hayatını kaybetmiş, hayatta kalmayı başaranlar ise günlerdir banyo yapmamıştı. Bölükteki neredeyse herkes bitlenmekten, açlıktan, yetersiz beslenmeden, soğuktan, yağmur ve kardan dolayı yaş içinde kalmaktan mustaripti.

Her iki taraf da, şu anda Hürtgen Savaş Mezarlığının bulunduğu yerin güneyinde bulunan, bir ormancı kulübesi için savaşıyordu. Kulübeyi iki taraf da, kimin eline geçirdiğine bağlı olarak, sığınak olarak kullanıyordu.

Kulübe oldukça kötü durumda olmasına ve Almanların “Wilde Sau” (Yabani Domuz) adını verdiği bir mayın tarlasının yanında olmasına rağmen, kötü hava şartları için iyi bir sığınaktı. Ertesi gün, Lengfeld iki askerini keskin nişancı ateşinde kaybetti ve bölük gelebilecek bir taarruz için hazırlandı.

Amerikan Birinci Tümeni, 16. Piyade Alayına ait bir yarı tırtıllı araç. Hürtgen Ormanı, 15 Şubat 1945.

Günün ilerleyen saatlerinde ise, Amerikan 12. Piyade kulübeyi ele geçirdi ve Lengfeld’in daha fazla askerini kaybetmesine neden oldu. Kuvvetini toplayan Almanlar karşı taarruza girişti ve ertesi sabah Amerikalıları kulübeden geri çekilmeye zorladı. Amerikalılar geri çekilirken, içlerinden birisi Wilde Sau’ya doğru koşmaya başladı ve bu koşunun feci sonuçları oldu.

Ağır yaralarına rağmen, Amerikan askeri hayatta kalmıştı ve yardım için bağırmaktaydı. Mayın tarlasının yanında, bir Alman makineli tüfeğince korunan güvenli bir yol vardı. Lengfeld, habercisi Hubert Gees’e, makineli tüfeğe gitmesini ve yaralı askeri kurtarmaya gelen hiçbir Amerikalıya ateş açılmamasını söylemesini emretti.

Amerikalıların hızlıca geri çekilmesinden ya da yaralı askerin çoktan ölmüş olduğunu düşünmelerinden midir bilinmez, saatler geçmesine rağmen hiç kimse gelmedi. Askerin yakarışlarını daha fazla kaldıramayan Lengfeld, askeri kurtarmaya karar verdi.

Kulübe, bölüğün yerleştirdiği ve yerlerini bildiği tanksavar mayınlarını olduğu bir yolun kenarında bulunmaktaydı. Sabah saat 10:30 civarlarında, Lengfeld, bir sıhhiye takımıyla beraber yola çıktı. Kısa bir süre sonra Amerikan askerleriyle karşılaştılar. Daha sonra mayın tarlasına doğru yöneldi, tam mayınsız yoldan ayrıldığı anda başka birileri tarafından yerleştirilmiş bir mayına bastı ve havaya uçtu. Sıhhiye Takımı, Lengfeld’i hızlıca kulübeye taşıdılar, ancak artık çok geçti. Sırtında iki derin delik bulunmaktaydı ve ciddi bir iç kanama geçirmekteydi. Onu Froitzheim yakınlarındaki İlk Yardım Merkezine ulaştırmayı başardılar, ancak günün ilerleyen saatlerinde hayatını kaybetti.

Amerikan 22. Piyade Derneği ve 4. Piyade Tümeni Alman Askeri Mezarlığına, bir Amerikan askerini kurtarmak için kendi hayatını feda eden Teğmen Lengfeld için bir anıt dikti.

Yaralanan Amerikalı askerin kimliği halen meçhul.

Hürtgen Ormanı Muharebesi, İkinci Dünya Savaşı’ndaki en uzun muharebelerinden bir tanesiydi. Eylül 1944’ten, Şubat 1945’e kadar sürdü. Amerikalılar 33 binin üzerinde kayıp verirken, bu sayı Almanlarda 28 bin civarındaydı.

Buna rağmen Ruggles, savaşın 50. yıl dönümünde, Lengfeld’in giriştiği bu kahramanlığı anmak için kendini borçlu hissetti. İşte bu yüzden, Amerikan 22. Piyade Derneği gazileri Lengfeld’in onuruna mezarlığa bir anıt diktiler.

Anıtta şunlar yazmakta: Hiç kimsede, düşmanı için kendini feda etmiş bir adamınkinden daha zengin bir gönül yoktur.

Kaynak: War History Online, Shahan Russel.

Twitter

Daima izindeyiz...
%d blogcu bunu beğendi: