Osmanlı Dünyası & Mekanlar ve Portreler kitabının yazarı tarihçi Önder Kaya.
Kitap Önerileri

Osmanlı Dünyası & Mekanlar ve Portreler

Mekânlar ve Portreler alt başlığıyla yayımlanan Osmanlı Dünyası, tarihçi Önder Kaya imzalı bir kitap. Kitap, akademik dil ile popüler tarihçilik dili arasında yer alan, hoş bir yerde kendine yer edinen makalelerden müteşekkil. Altı asırlık Osmanlı tarihinin değişik dönemlerine ait mekânlar ve portrelerin kronolojik olarak anlatılması ise doğru bir tercih olarak görünüyor. 

Osmanlı Dünyası’nda 28 adet makale var. Kitap, kendini kolayca okutabilen, adeta bir bilgi sağanağı olmasına rağmen okuru sıkmayan, yormayan bir havaya sahip. Osmanlı’nın doğduğu yer olarak tanımlanan Söğüt’ün öyküsü ile başlayan yolculuğumuz İznik’le devam ediyor. Daha doğrusu İznik özelinde Çandarlı ailesi ile… 

Bu arada ilgimi çeken bir konu ise Osmanlı Hanedanı ve bizde isimlerin zamanla Arapçalaşması oldu. Şöyle ki, kitaptaki cümlelere uyarak yazarsam, Osman Gazi’nin (Otman ya da Ataman da olabilir) ağabeyleri olan Sarı Yatı ya da Savcı Bey ile Gündüz Bey……… (Ertuğrul Gazi’nin kardeşi), Osman Gazi’nin amcası Dündar Bey……. Osman Gazi’nin yakın silah arkadaşlarından olan ……. Akçakoca, Abdurrahman Gazi. Bunların dışında Turgut Alp, Aykut Alp, Kara Mürsel, Saltuk Alp, Konur Alp, Hasan Alp, Samsa Çavuş gibi diğer önemli Türkmen liderleri ile Osman Gazi’nin aynı zamanda yeğenleri olan Aktimur ve Aydoğdu Beyler, Osman Gazi’nin oğulları olan Pazarlu Bey, Savcı Bey, (Orhan Bey) gibi kişiler… Erken dönem Osmanlı isimlerine baktığımızda karşımıza Türkçe adlar çıkıyor. 

Fetih sonrası İstanbul’da bizatihi Fatih’in ve onun yönlendirmesi sonucunda paşalarının inisiyatifi ile şehrin nasıl bir imar ve iskân faaliyetine maruz kaldığı ve adeta nasıl yeniden o eski şaşaalı haline büründüğü anlatılıyor. Gebze’deki Hünkar Çayırı yazısında ise büyük Fatih’in son demlerini okuyoruz. 

Bosnalı bir paşa olan Hüsrev Paşa’nın ki divanda bıçak çekecek kadar deli bir adam oluyor kendisi hikayesi ilginçti. Keza, meşhur Rüstem Paşa’nın damatlığını ve sadrazamlığını üstünde bulunan bir bit yani eski tabirle kehleye borçlu oluşu da ilgi çekici bir bilgiydi. 

Kitapta, Kanuni döneminin sıra dışı karakterlerinden Molla Kabız ve sonrasında ortaya çıkan Kadızadeler hareketini de görebiliyoruz. Kitaptaki cümlelerle devam edersek, oldukça ilgi çekici hikayeleri olan bu simalardan biri de Sultan İbrahim’i okuyup üfleyerek hem iktidarsızlığına çare olduğuna hem de ferahlattığına inanılan Cinci Hüseyin Efendi’dir…. Cinci Hoca artık sadrazamın dahi çekindiği bir isim olmuştur. Para karşılığında pek çok kadılığı satmakta, yine rüşvet yoluyla makam mansıp dağıtmaktadır. 

Öküz Mehmed Paşa’nın; Tulumbacı Gerçek Davut Ağa’nın; dünyanın en uzun süre yaşayan insanı Zaro Ağa’nın –ki 160 yaşını görmüş gerçek bir tarih; gaddar ruhlu ve mafyavari bir adam olan Fehim Paşa ve çetesinin; son sadrazam Tevfik Paşa’nın ve bir Osmanlı büyükelçisi olan Kostaki Musurus Paşa’nın hikâyeleri de ayrıca ilgimi çeken yazılardı. 

Bu kitapta Osmanlı tarihinin bir inanç alanı olmadığını; popüler tarih adıyla yapılan cilalayıp parlatmaların gerçek bir tarih anlatımı olamayacağını görebiliyorsunuz. Evet, Osmanlı tarihinin gurur duyulacak pek çok yönü olduğu gibi bozulmuş, çürümüş ve zafiyet içinde kişilere de bir hayli yer verebildiğini okuyorsunuz. 

Gelgelelim, nihayetinde ehil bir kalemin elinden çıkmış, yetkin yazılarla karşı karşıyayız.

Bültenimize abone olun

Facebook

Daima izindeyiz...